Skip to main content
Depresyon

Depresyon

Depresyon

Depresyon,çökkün ruh hali, ilgi ve zevk almada oldukça azalma ile tehlike sinyalleri veren duygusal, zihinsel, davranışsal bazı belirtilerle kendini gösteren ve bedenimize de yansıyabilen bir durumdur. Günlük hayattaki olası duygusal dalgalanmaları, iniş çıkışları depresyon olarak etiketlemek doğru değildir. Bu ruh halini depresyon olarak tanımlamak için süregelen belirtilerin en az 15 gündür varolması gerekmektedir. Peki nedir bu belirtiler?
Duygusal belirtiler; mutsuzluk, karamsarlık, eskiden zevk aldığı şeylerden zevk alamama, kendine yönelmiş suçluluk duygularında artış, ilgide azalma, huzursuzluk, kendini değersiz ve yalnız hissetme, cinsel isteksizlik, kendine güveninin azalması, genel bir bıkkınlık hali ve intihara meyil görülebilir.
Zihinsel belirtilerde en çok göze çarpan unutkanlıktır. Bunun yanı sıra konsantrasyon bozuklukları, dikkatini bir yere odaklayamama yada uzun süre dikkatini bir işe verememe, dikkat süresinin kısalması şeklinde sorunlar görülebilir. Karar verme mekanizmasında da çoğunlukla sıkıntı yaşanmaktadır.
Davranışsal belirti olarak hareketlerde belirgin bir ağırlaşma, halsizlik durumu, sosyal ortamlara girmekten kaçınma, insan ilişkilerinden uzaklaşma, iletişimini koparma, yapması gerekenleri erteleme,cinsel ilişkiden kaçınma görülebilir.
Bedenimiz de depresyon durumundan etkilenir. Aşırı kilo kaybı yada tam tersine iştahta artış sonucu fazla kilo alma durumu ortaya çıkabilir. Uyku ile ilgili problemler sıkça karşımıza çıkar. Kişi ya uyuyamadığından yada aşırı uyuduğundan şikayetçidir. Ne kadar uyusa da kendini dinlenmiş hissetmeyebilir. Mide rahatsızlıkları bu dönemde en yaygın olarak görülen hastalıklardır. Bunun yanı sıra eklem ağrıları, baş ağrısı gibi durumlar da ortaya çıkabilir.
Bütün bu saydığımız belirtilerin hepsinin aynı anda gözükmesi gerekmez. 4-5 tanesi en az 15 gündür devam ediyorsa bir uzmana gitmenizde fayda vardır.

Kış depresyonu

İnsanlar mevsim değişimi sebebiyle de depresyona girebilirler. Bu durumla ilgili en sık karşımıza çıkan kış depresyonudur.Bu depresyon sonbahar ve kış aylarında başlayan,ilkbahar ve yaz aylarına doğru düzelme gösteren bir depresyon türüdür. Belirtileri daha önce sıraladığımız depresyon belirtileri gibidir. Ama kişide mevsimsel depresyon vardır diyebilmemiz için bu durumu iki yıl üst üste yaşamış olması gerekir. Diğer depresyon türleri gibi kadınlarda görülme oranı daha sıktır.
Mevsim değişimiyle depresyona girmekteki temel etken ışıktır. Sonbahar ve kış aylarında günışığının daha az olması beynimizde salgılanan ve depresyonla ilişkili olan melatonin ve serotonin gibi kimyasal maddeleri etkiler. Günışığında azalma ve karanlık geçirilen saatlerin artması melatonin salınımını arttırırken, serotonin salınımını azaltır. Melatoninin artması enerjide azalmaya, uykuya meyile , uyuşukluğa ve yeme isteğinde artışa sebep olur. Bu süreçte ışıkta azalmaya bağlı olarak serotoninin azalması da kişinin bu depresif durumla başetmesini zorlaştırır. Bu sebeple ilaç ve terapi tedavisinin yanı sıra ışık tedavileri de uygulanmaktadır.

Depresyonun iş yaşamımıza etkileri

Depresyon ciddiye alınması gereken bir durumdur. İnsanın temel günlük faaliyetlerinden başlayarak iş hayatına kadar geniş bir yelpazeyi etkiler. Kişinin ruh sağlığındaki rahatsızlıklar,özellikle depresyon, iş yaşamındaki verimi azaltan faktörler arasında en ön sıralarda görülmektedir. Bu konuda özellikle ABD'de yapılan sayısız araştırma var. Malesef ülkemizde kişinin ruh sağlığı iyi olduğu sürece iş hayatındaki başarıların hem bireysel hem kurumsal çapta artacağı hala yönetimsel ve çalışan kesim tarafından gözardı edilmekte. Yapılabilecek en büyük yanlış,nasılsa bir süre sonra kendiliğinden geçer deyip durumu ertelemek. Kişi kendinde depresyon belirtilerinin bir süredir varolduğunu sezinlediği zaman hemen bir uzmana başvurmalı. Ne kadar gecikirse durum o kadar ciddileşiyor, kişinin sağlığıyla birlikte otomatik olarak iş yaşantısı da olumsuz etkileniyor.
Depresyonla savaşan kişinin iş hayatına adapte olması için öncelikle odak noktasını iş hayatından kendine çevirmesi gerekiyor. Kendini es geçip iş stresleriyle uğraşması adaptasyonu zorlaştıracaktır. Kişi önce mercek altına kendisini almalı. Sağlıklı ve mutlu olmazsanız iş yaşamına adapte olamazsınız. Gün içerisinde size nelerin iyi gelebileceğini düşünüp onları yapmaya çalışın. Kendinize karşı sabırsız olmayın, tekrar eski performansınıza ulaşabilmek için kendinize biraz zaman tanıyın. Bu süreçte sporunuzu yapın, eğlendiğiniz aktivitelere gitmeye çalışın, iş yaşamıyla ilgili sizi zorlamayacak planlar yapın, riskli kararlar almaktan uzak durun, pozitif düşünmeye çalışıp durumunuzla ilgili iş çevrenizdeki gerekli kişilere bilgi verin. Böylece bu sıkıntılı dönemde dıştan gelen zorlamaları önleme imkanınız doğacaktır.

Depresyonu yenmek için

Depresyonla başa çıkmak için genelde ilaç tedavisi ve terapi yöntemleri kullanılır. Kişinin tedaviyi aksatmaması gerekir. Bu dönemde yakınların desteği oldukça işe yarar. Kişinin kendini değerli hissetmesine katkıda bulunur. Bu yüzden sıcak ilişkilerin olduğu yakın çevre ile iletişimde bulunmak bu süreçte yararlıdır. Aynı zamanda bünye için zararlı maddelerden uzak durup yürüyüş gibi sporlar yapmak bedenimizin depresyonla savaşında destekçi olacaktır.

Kendimizi depresyona sokmamak için alabileceğimiz önlemler

Depresyonun nedenleri genetik,biyolojik ve psikososyal olabiliyor. Bu nedenle kendini depresyon sürecine sokmamak çoğu zaman kişinin kontrolünde olamıyor. Ama yaşam tarzımızda yapabileceğimiz düzenlemeler tabiki destekçimiz olacaktır. Eğer negativist bir bakış açınız varsa bunu değiştirmeye çalışmak, düzenli spor yapmak, dengeli beslenmek, alkol ve sigaradan olabildiğince uzak durmak, uyku düzenine önem vermek, hobi edinerek kendinizi iyi hissedeceğiniz aktivitelerde bulunmak, sevdiğiniz insanlara zaman ayırmak bedensel ve ruhsal dengenizin korunması açısından önemli gördüğümüz faktörler.
Kendimizi tanımak önemli
Çoğu kişi neyden niye korktuğunu, niye çok öfkelendiğini niye kıskandığını yada niye mutsuz olduğunu bilmeden yaşıyor. Güçlü yanlarınızı, zaaflarınızı, sizi öfkelendiren, mutlu eden, korkutan şeyleri keşfedip, hangilerinden rahatsız oluyorsunuz, bunlar neden kaynaklanıyor ve değiştirmek için neler yapabilirsiniz diye düşünmeniz gerekiyor. Hayattaki diğer şeylere ayırdığınız mesai kadar kendinize de zaman ayırmalısınız. Başa çıkamadığınız noktada da psikologtan destek almaktan çekinmemelisiniz. Unutmayın ki yaşayacağınız yedek bir hayatınız yok o yüzden şu anki en kıymetliniz,bu sebeple kendinizi ertelemeyin.

Uzm. Klinik Psikolog
Sinem Gül ŞAHİN